S&P 500, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ve Hürmüz Boğazı çevresinde tırmanan güvenlik riskleriyle birlikte Wall Street’te günü kayıpla kapattı. Washington’dan gelen sert mesajlar, İsrail’in yeni saldırılar için “yeşil ışık” beklentisi ve Tahran’da hava savunma sistemlerinin devreye alındığına dair haber akışı, yatırımcıların risk iştahını zayıflattı. Bu atmosferde endeks değer kaybetti; teknoloji hisselerinde satışlar hızlanırken, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon ve büyüme görünümüne etkisi yeniden tartışma konusu oldu. Sadece ABD’de değil, Avrupa’da seçici alımların görüldüğü daha karmaşık bir tablo oluşurken Asya’da satış baskısı öne çıktı. Piyasalardaki piyasa dalgalanması, bilanço sezonunda şirket bazlı sert ayrışmaları da belirginleştirdi: güçlü sonuç açıklayan bazı yarı iletken şirketleri yükselirken, yüksek harcama planları ve büyüme hızındaki yavaşlama sinyalleri veren şirketler cezalandırıldı. Jeopolitik başlıkların petrol üzerinden oluşturduğu ekonomik risk, portföylerin “savunma mı, büyüme mi?” ikilemini keskinleştirerek yatırım kararlarını doğrudan etkiledi.
S&P 500 jeopolitik gerilimler ve Hürmüz Boğazı riskleriyle geriledi
Günün ana gündemi, ABD ile İran hattında gerilimin düşürülmesine yönelik müzakerelerde ilerleme sağlanamaması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki fiili risklerin sürmesi oldu. ABD Başkanı Donald Trump, donanmaya mayın döşeyen teknelerin vurulması talimatını verdiğini ve mayın temizleme faaliyetlerinin hızının artırılmasını istediğini açıkladı. Bu açıklamalar, enerji arzına dair endişeleri büyüterek riskli varlıklardan çıkışı destekledi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise İran’a yönelik yeni saldırılar için ABD’den onay beklendiğini dile getirdi. Tahran’da hava savunma sistemlerinin aktif edildiğine ilişkin haberler de belirsizlik hissini artırdı. Piyasalar açısından bu tablo, petrol fiyatlarının yüksek kalabileceği ve bunun küresel ekonomi üzerinde büyüme baskısı yaratabileceği beklentisini güçlendirdi; geçmişteki petrol şoklarının resesyon riskini büyüttüğü dönemler yeniden hatırlandı.

Petrol, faiz ve güvenli liman dengesi yeniden kuruldu
Risk algısındaki bozulmayla ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,32 seviyesinde izlenirken dolar endeksi 98,9 düzeyine yükseldi. Brent petrolün haziran vadeli varil fiyatı 105 dolar civarında seyretti. Altının ons fiyatı ise 4.674 dolar seviyesine gerileyerek günün manşetlerinde “güvenli liman” tartışmasını daha da ilginç hale getirdi; çünkü aynı anda hem tahvil hem dolar talebinin canlı kalması, riskten kaçışın farklı kanallara dağıldığını gösterdi.
Bu koşullarda yatırımcılar, enerji fiyatları üzerinden gelecek yeni bir maliyet şokunun şirket marjlarını ve tüketici talebini nasıl etkileyeceğini hesaplıyor. Tartışmanın özünde, yüksek petrolün enflasyon beklentilerini diri tutarak para politikasını sıkı tutup tutmayacağı sorusu var; bu da özellikle büyüme hisselerini kırılganlaştırıyor.
New York borsası düşüşle kapandı hisse senetleri bilançolarla ayrıştı
New York borsasında kapanışta S&P 500 %0,41 gerilerken, Dow Jones %0,36 ve Nasdaq %0,89 düşüş kaydetti. Jeopolitik risklerin gölgesinde bilanço sezonu, hisse senetleri arasında sert bir ayrışma yarattı. Bu tablo, endeksler geri çekilirken dahi bazı şirketlerde güçlü yükselişlerin görülebileceği bir “seçici piyasa” dönemine işaret etti.
Tesla, ilk çeyrekte gelir ve kâr artışı açıklamasına rağmen yıllık harcama planını 25 milyar doların üzerine taşımasının ardından hisselerinde %3,6 düşüş yaşadı. Harcama artışının, nakit akışı ve marjlar üzerindeki etkisine dönük soru işaretleri satışları tetikledi.
IBM ise beklentileri aşan gelir ve kâr rakamlarına karşın büyüme hızındaki yavaşlama algısıyla %8,3 geriledi. Savunma tarafında Lockheed Martin ilk çeyrek kârındaki gerileme sonrası %4,6 düştü; jeopolitik tansiyon yükselirken dahi bilanço kalitesinin fiyatlamada belirleyici olabildiği görüldü.
Yarı iletkenlerde güçlü tepki Intel ve Texas Instruments öne çıktı
Günün dikkat çeken karşı hikâyesi yarı iletkenlerde yazıldı. Texas Instruments, ilk çeyrek sonuçlarının beklentileri aşmasıyla hisselerinde %19,4 yükseliş gördü. Intel cephesinde ise ilk çeyrek gelirinin yıllık bazda %7 artması sonrası hisseler vadeli işlemlerde %21’in üzerinde prim yaptı.
Bu sıçramalar, jeopolitik belirsizlik ortamında bile teknoloji tedarik zincirine ilişkin talep okumalarının ve şirketlerin görünüm mesajlarının fiyatı hızlı biçimde değiştirebildiğini gösterdi. Yatırımcılar için soru şu: Bu tür sert hareketler, sağlıklı bir yeniden değerleme mi yoksa finansal kriz korkusunun tetiklediği aşırı pozisyonlanmanın sonucu mu? Şimdilik piyasa, bilanço kalemine geri dönerek yanıt arıyor.
ABD verileri ve küresel borsa görünümü ekonomik risk tartışmasını büyüttü
Makroekonomik cephede ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvuruları 18 Nisan ile biten haftada 6 bin artarak 214 bin oldu ve beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Öte yandan imalat PMI’ın nisanda 54 ile Mayıs 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıkması, ekonomik aktivitede canlılığa işaret etti. Hizmet PMI 51,3, bileşik PMI ise 52 seviyesine yükseldi.
Veriler bir yandan büyüme dayanıklılığını gösterirken, diğer yandan yüksek petrolün enflasyon kanalıyla yaratabileceği baskının önemini artırdı. Piyasa bu nedenle “güçlü büyüme mi, maliyet şoku mu?” ikilemi içinde fiyatlama yapıyor; bu da borsa tarafında gün içi hareketleri büyütüyor.
Avrupa’da endeksler karışık seyretti: Fransa CAC 40 %0,87 ve İtalya FTSE MIB 30 %0,26 yükselirken, İngiltere FTSE 100 %0,19, Almanya DAX 40 %0,16 geriledi. Nokia’nın ilk çeyrek kârının yıllık bazda %54 artması hisseleri %6,4 yukarı taşırken, L’Oréal iki yılın en hızlı satış performansını bildirdiği çeyrek sonrasında %9 yükseldi.
Asya’da ise ABD-İran görüşmelerinde olumlu bir başlık çıkmaması ve petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle satış ağırlığı hissedildi. Japonya’da Nikkei 225 kapanışa yakın %0,6 artıda kalırken, Çin Şanghay bileşik %0,6, Güney Kore Kospi %0,1 ve Hong Kong Hang Seng %0,2 geriledi. Japonya’da mart TÜFE’nin yıllık %1,5, çekirdek TÜFE’nin %1,8 artması, enflasyonun hedefe yaklaşma tartışmasını diri tuttu.
Türkiye tarafında iç piyasalar 23 Nisan tatili nedeniyle kapalıyken, son işlem gününde BIST 100 14.335,49 puanda kapanarak %0,28 geriledi. Dolar/TL 44,9833 seviyesinde yatay seyrederken, açılışta 45,0100 görüldü. TCMB ise politika faizini %37 düzeyinde sabit tuttu. Küresel cephede gerilim sürerken, yerel fiyatlamalarda da dış risk iştahının etkisi yakından izleniyor.





