Türkiye yenilenebilir enerji projelerini genişletmeye devam etti

türkiye, yenilenebilir enerji projelerini genişleterek sürdürülebilir ve temiz enerji kaynaklarına yatırım yapmaya devam ediyor.

Türkiye, yenilenebilir enerji üretimindeki payını büyütme hedefi doğrultusunda enerji projeleri için yeni bir döneme girdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın YEKA takvimiyle şekillenen bu süreçte, 2024 içinde tamamlanan yarışmalarla toplam 2.000 megavat bağlantı kapasitesi tahsis edildi; rüzgârda 1.200 megavat, güneşte 800 megavatlık projelerin sözleşmeleri imzalandı. Ankara’nın çizdiği yol haritası, 2035’e kadar her yıl en az 2.000 megavatlık YEKA ihalesi düzenlenmesini öngörüyor. Bu yaklaşım, hızla artan elektrik talebine yanıt verirken arz güvenliğini güçlendirmeyi ve temiz enerji dönüşümünü hızlandırmayı amaçlıyor. Sektör açısından asıl kritik soru ise kapasite artışının şebekeye nasıl entegre edileceği: Türkiye’nin iletim ve dağıtım altyapısını büyütmek için 2035’e kadar açıklanan 30 milyar dolarlık yatırım planı, enerji genişlemesinin teknik omurgasını oluşturuyor.

Türkiye YEKA ihaleleriyle rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi kapasitesini büyütüyor

YEKA modelinin 2016’da devreye alınmasından bu yana Türkiye, yatırımcıya uzun vadeli ölçek sunan bir çerçeveyle ilerliyor. 2016’dan itibaren yapılan yarışmalar sonucunda, toplamda 6.020 megavat kurulu güce karşılık gelen kapasite tahsisi gerçekleştirildi; bunun 3.170 megavatı güneş, 2.850 megavatı rüzgâr projelerinden oluştu. 2024’te sonuçlanan yeni yarışmalar da bu birikime eklenerek, rüzgârda üç şehirdeki beş YEKA alanında 1.200 megavat bağlantı kapasitesini devreye sokacak projelerin önünü açtı.

Güneş tarafında ise altı ayrı bölgede 800 megavat için sözleşmeler imzalandı. İhale takvimine göre YEKA GES 2025 başvurularının 18 Kasım, YEKA RES 2025 başvurularının ise 2 Aralık tarihinde alınması planlandı. Bu tarihler, yatırımcının finansman ve tedarik zinciri planlaması açısından önemli bir görünürlük sağlıyor. Bakanlığın duyurduğu yeni başvuru pencereleri, enerji yatırımları konusunda rekabeti canlı tutarken, şebeke bağlantısı ve yerli üretim kapasitesi gibi başlıklarda da baskıyı artırıyor.

türkiye, sürdürülebilir gelecek için yenilenebilir enerji projelerini hızla genişletmeye devam ediyor. temiz enerji yatırımları ve yenilikçi çözümlerle enerji sektöründe öncü konumda.

Artan elektrik talebi ve enerji sektörü için 2035 hedefleri

Elektrik talebi, Türkiye’de 2000-2024 döneminde ekonomik büyümeyle birlikte yıllık ortalama %4,3 arttı. Bu eğilim, yeni üretim kapasitesini yalnızca “kurulum” meselesi olmaktan çıkarıp, arz güvenliği ve maliyet yönetimiyle birlikte ele alınması gereken bir enerji sektörü meselesine dönüştürüyor. YEKA’nın merkezinde de bu ihtiyaç var: Yerli kaynakların payını yükseltmek ve yeni teknolojileri portföye hızla katmak.

Bu çerçevede hazırlanan 2035 Enerji Yol Haritası, rüzgâr ve güneş toplamında 120 bin megavat kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. Şebeke esnekliği, depolama ve yeni bağlantı kapasitesi olmadan bu ölçeğe ulaşmak mümkün değil. Bu nedenle Türkiye’nin mevcut 76 bin kilometrelik iletim hattı ve yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik dağıtım ağının güçlendirilmesi, stratejinin ayrılmaz parçası olarak öne çıkıyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın güneş odaklı planlarına ilişkin ayrıntılar, Enerji Bakanlığı güneş projeleri dosyası üzerinden de takip ediliyor. Sadece kurulu güç artışı değil, üretimin sisteme güvenli biçimde taşınması da gündemin merkezinde kalmayı sürdürüyor.

Şebekeye 30 milyar dolarlık yatırım planı ve yerli teknoloji etkisi

Yenilenebilir kaynakların kesintili üretim karakteri, şebekeyi yatırımın “görünmeyen” ama belirleyici kalemi haline getiriyor. Türkiye, 2035’e kadar toplam 30 milyar dolarlık şebeke altyapı yatırımı planlıyor; bunun içinde 25 bin kilometre yeni yüksek gerilim hattı ve yeni trafo merkezlerinin devreye alınması yer alıyor. Bu ölçek, yalnızca enerji genişlemesi değil, aynı zamanda dijital şebeke yönetimi, kestirimci bakım ve esneklik piyasaları gibi alanlarda da dönüşümü hızlandırabilecek bir çarpan etkisi taşıyor.

Sektörün sanayi tarafında ise YEKA takviminin öngörülebilirliği, yerli ekipman üreticilerinin kapasite planlamasını doğrudan etkiliyor. Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, YEKA yarışmalarının Türkiye’ye milyarlarca liralık yatırım çekebileceğini ve özellikle yerli aksam üreticilerine katkı sağlayacağını vurguladı. Kalaycı’nın dikkat çektiği nokta, türbin kanadı, kule ve jeneratör gibi rüzgâr ekipmanlarıyla güneş paneli ve yardımcı bileşenlerde talep artışı beklentisi.

Bu yerli üretim ekosisteminin sahadaki yansımalarından biri de CW Enerji’nin “mobil” uygulamalara dönük ürünleri oldu. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, AR-GE odağıyla geliştirilen esnek ve katlanabilir panellerin karavan, tekne ve yat gibi kavisli yüzeylerde kullanım avantajı sağladığını; panellerle üretilen elektriğin taşınabilir depolama çözümleriyle desteklenerek kesintisiz kullanım hedeflediğini anlattı. Güneşin yalnızca çatı ve araziyle sınırlı kalmadığı bu örnek, sürdürülebilir enerji dönüşümünün tüketici ürünlerine ve yeni kullanım senaryolarına doğru genişlediğini gösteriyor.

Küresel ölçekte temiz enerji yatırımlarının hızlandığı bir dönemde, benzer yönelimler başka ülkelerde de izleniyor. Örneğin Kanada’daki temiz enerji yatırımı gündemi, şebeke modernizasyonu ve finansman tartışmalarının uluslararası ortak paydasını ortaya koyuyor. Türkiye için kritik eşik, yeni kapasiteyi sahaya kurmak kadar, bu üretimi güvenilir biçimde sisteme bağlayacak altyapıyı zamanında tamamlamak olacak.